Diş ve dişetlerimizin sağlığı, güzel ve sağlıklı bir gülümseme için anlatılanlar hep aynıdır: günde 2 kere dişler fırçalanacak, diş araları için diş ipi kullanılacak ve 6 ayda bir diş hekimini ziyaret edilecek. Peki yapmamamız gerekenler, dişlerimizi olumsuz yönde etkileyenler neler?
Spor içecekleri: Son yıllarda oldukça popüler olan bu içeceklerin kullanımı dişlerde aşındırıcı etkiye neden olmaktadır. İçeriğindeki asit oranına bağlı olarak düzenli ve uzun süreli kullanımlarda dişlerde 'erozyon' adı verilen aşınmalara ve dolayısıyla mine kaybına neden olurlar. Ayrıca yüksek oranda şeker ihtiva ettiklerinden dolayı dişlerde çürük yapıcı bakterilerin çoğalması için uygun ortam oluştururlar.
Diabet: Enfeksiyonlara karşı vücut direncinin düşmesine neden olan diabet, dişeti hastalıkları açısından da risk oluşturmaktadır. Diabetli hastalarda dişeti enfeksiyonu görülme sıklığı oldukça yüksektir. Ayrıca ağız kuruluğuna bağlı olarak tükürük azalması dişlerde çürük oluşumunu arttırıcı bir etkiye sahiptir. Kan şekerinin düzenli takibinin yanında ağız hijyeninin en üst seviyede tutulması diabet hastaları için normalden çok daha fazla öneme sahiptir.
Sigara : Sigaranın dişler ve dişetleri üzerindeki zararlı etkileri çok fazladır. En basitinden dişlerin ve pigmentasyona bağlı olarak dişetlerinin renginde koyulaşmaya neden olur. Sigara içenlerde , dişler üzerinde biriken film tabakası üzerindeki bakterilerin asit ve çeşitli zararlı toksinler üretmesiyle , zamanla dişeti enfeksiyonu, çürük ve diş kaybı görülür. Yapılan çalışmalarda sigaranın tat alma tomurcuklarını etkilediği ve tat alma duyusunu bozduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ağızda çok kötü bir koku bırakması da rahatsız edici bir durumdur. Ancak bunlardan daha da önemlisi akciğer , gırtlak ya da ağız kanserlerine ve hatta ölüme neden olabilmesidir.
Gebelik: Bebek beklerken dişlerinize ve dişetlerinize özen göstermenizin önemi oldukça sık vurgulanmaktadır. Annedeki dişeti enfeksiyonları erken doğum ya da düşük doğum ağırlıklı bebek doğma olasılığını artırmaktadır. Hormon seviyelerindeki değişim, özellikle östrojen hormonundaki artış kırmızı, ödemli, hassas ve kanayan dişetlerine neden olur. Bunun dışında mide bulantıları ve sonrasında kusma nedeniyle ağız içindeki asit seviyesi yükselerek, dişlerde erozyon ve çürük oluşma sıklığını arttırır.
Zayıflatıcı ilaçlar: Kısa sürede kilolarınızdan kurtulmayı vaat etseler de dişler ve dişetleri açısından negatif bir ortam oluşturmaktadırlar. Çünkü bu tür ilaçlar su içmeyi arttırmak amacıyla tükürük miktarını azaltarak ağız kuruluğuna neden olur. Dolayısıyla çürük ve enfeksiyon kaçınılmazdır.
Zayıflatıcı ilaçlar: Kısa sürede kilolarınızdan kurtulmayı vaat etseler de dişler ve dişetleri açısından negatif bir ortam oluşturmaktadırlar. Çünkü bu tür ilaçlar su içmeyi arttırmak amacıyla tükürük miktarını azaltarak ağız kuruluğuna neden olur. Dolayısıyla çürük ve enfeksiyon kaçınılmazdır.
Diş sıkma ve gıcırdatma: Çene eklemlerini etkileyerek ağrı , hatta yüzde asimetriye bile neden olabilir. Ağrının şiddeti değişebilmektedir. Sadece kasları etkileyen, kısa süreli ağrılar olabildiği gibi ense ve sırta yayılan yaygın ağrılar da görülebilir. Özellikle şiddetli baş ağrılarınız ya da sabah uyandığınızda çene eklemlerinizde ağrı varsa eklem muayenesinden geçmeniz sizin yararınıza olacaktır. Çoğunlukla stresten kaynaklanan eklem problemleri basit bir gece plağı ve gevşeme teknikleriyle tedavi edilmektedir. İleri seviyelerde psikolojik destek almak da önerilebilir.
Şekerli besinler: Şekerli ve karbonhidratlı besinlerin tüketimi, ağız içindeki asit seviyesini arttırarak çürüğe neden olan streptococcus mutans bakterilerinin çoğalması için uygun ortam oluşturur. Şekerin ağızda uzun süre tutulması daha fazla çürük yapıcı etkiye sahiptir. Asit saldırısını önleme açısından en basit uygulama şeker yendikten sonra ağzı suyla çalkalama, şekersiz sakız çiğneme ya da bir parça peynir yiyerek tükürük akışını arttırmak ve ortamı nötralize etmektir.
Ağız kuruluğu: Tükürüğün çürük yapıcı bakterileri yıkama etkisi ve asit ortamı nötralize etme özelliği vardır. Diabet, menopoz, ağız içi mantar enfeksiyonları, sjögren sendromu, kemoterapi ve radyoterapi sırasında tükürük miktarı önemli derecede azalır. Tükürüğün azalması dişlerin kaybına neden olabilecek önemli bir durumdur. Su tüketiminin arttırılması, şekersiz sakız çiğnenmesi, florürlü diş macunu / gargara ya da yapay tükürük prepatratları kullanılmasıyla çözüm elde edilebilir. Ancak uzun süren ağız kuruluğu durumunda altta yatan sebebin bulunması açısından hekiminizin sizi detaylı muayene etmesi gerekecektir.
Bilinçsiz diyet yapmak: Yetersiz beslenmeye neden olarak vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin eksilmesiyle sonuçlanır. Folik asit, B vitamini, C vitamini, protein ve kalsiyum dişler ve dişetlerinin sağlıklı olması için önemlidir.
Doğum kontrol hapları: Uzun süreli kullanımı sonucu dişeti enfeksiyonları gelişebilir. Ayrıca, oral kontraseptif kullananlarda diş çekimi sonrası iyileşmenin daha yavaş olduğuna dair çalışmalar mevcuttur. Ne tür ilaç kullanıyor olursanız olun, dental işlemlerden önce hekiminizi mutlaka bilgilendirmelisiniz. Basit bir ağrı kesici bile bazen istemediğimiz durumlara neden olabilmektedir.
Diş fırçalama zamanı: Öğünlerden hemen sonra dişlerimizi fırçalamak iyi bir şey gibi görünse de aslında dişlerimiz için bazen zararlı olabilen bir uygulamadır. Kahve, asitli meyveler, asitli içecekler ağız içi ortamı da asitli hale getirirler. Asiditenin artmasıyla mine yüzeyinde mikroskopik düzeyde yumuşama oluşur ve biz hemen dişlerimizi fırçalarsak bu yüzeyden madde kaldırmış oluruz. Dolayısıyla erozyon dediğimiz yaygın aşınmalar görülür. Erozyonu önlemek için öğünlerden sonra su içerek ya da şekersiz sakız çiğneyerek ağız ortamını nötrleştirmeliyiz. Yarım saat sonrası diş fırçalama için uygun zaman olacaktır.
Diş beyazlatma: Piyasada satılan çok sayıda diş beyazlatma preparatı mevcuttur. Bunların konsantrasyonları her zaman aynı olmayabilir. Yüksek konsantrasyonlarda bilinçsizce kullanılan beyazlatma jelleri, bir süre sonra dişlerde geri dönüşümsüz zararlara neden olabilir. İdeal olanı hekiminizin önereceği şekilde uygun beyazlatıcılar kullanarak dişlerinizi beyazlatmanızdır. Özellikle sigara nedeniyle diş beyazlatıcılı diş macunlarından kullanıyorsanız diş aşındırıcı etkilerine dikkat etmeniz gerekmektedir.